Kategori

9 Mart 2015 Pazartesi

Mac Buff Allık/ Beyaz tenlilerin bronzerı! Mac Buff Blush : Bronzer for the fair skin

Merhaba amaçsızlar! Nasılsınız? Umarım hayat size iyi davranıyordur. Uzun zamandır yazmadım ve bunların hepsi tembelliktendi. Her neyse ne diyorduk Mac Buff...

Hi mates! Hope you are well. I haven't written anything for a week so sorry for that.


HİKAYEMİZ / HOW I MET MAC BUFF


Her düğününden 58 yıl boyunca bahseden Türk kızı gibi ben de bu konuda ağzımı açacağım ama ne yapayım? O zaman toplu alışveriş yapmıştım ben. Neyse işte o meşhur düğün makyajında Russian Red kullandığım için yanaklarıma hem kontör versin hem de renk versin diyerek bu allığı uyguladı makyözüm bana. Sonra aldım yani. Meh.

There is no interesting story behind this. A mua applied it on me and then I bought it. That's all. Meh.



HAKKINDA / ABOUT MAC BUFF

                                              Tozutmuyor fakat aşırı pigmentli olduğunu söyleyemem. Tabi ben bu durumdan memnunum. Bu allığı sadece Mac 168 açılı fırçasıyla sürüyor, ve en iyi sonucu alıyorum.
                                              Not chalky but not highly pigmented. Best way of application will be with Mac 168 angled brush.




KİMLER KULLANSIN? IS IT FOR YOU?

Beyaz tenli olup da harıl harıl kendi tenine uygun bronzer arayanlar, kırmızı rujla ne allığı sürsem diye kafayı yiyenler. Ama ben allık istiyorum her gün süreceğim diyenler için çok daha güzel allıklar var.

If you have fair skin and you are looking for a bronzer, it'll be perfect for you. Also it will be a great choice with red lippies! If you want to purchase an everyday blush , I don't recommend it at all! 






Okuduğunuz için teşekkürler. Sayfama üye olursanız, sevinirim.

Thank you for reading. Please subscribe 







27 Şubat 2015 Cuma

Mac Blanc Type far: Brule de neymiş ayol? /Mac Blanc Type : What the fuck is Brule?


Merhaba! Hi!

Since I've noticed that this blog has been read not only in Turkey I decided to write the posts both in Turkish and English. So, in this post I'm going to talk about a rocking eyeshadow called: Mac Blanc Type which I think far better than Brule.

Baktım başka ülkelerden de sayfaya uğrayan oluyor dedim neden İngilizce de yazmayım da reytingleri arttırmayayım. Her şey reyting uğruna bebeğim. Ha bir gün belki İtalyanca falan da yazmaya kalkarım belli olmaz. Neyse. Bugün Mac Blanc Type farını paylaşacağım sizle.


HİKAYEMİZ/ HOW I MET BLANC TYPE?

Bir yaz günüydü amaçsızlarım. Yıl 2013... Aylardan Temmuz... Yerlerden İzmir... Kıçımdan ter akıyor sabah sabah ağzımda salyayla uyanmış koştura koştura Mac'e gidiyorum. Niyee? Çünkü düğünüm var. Her neyse. Kimselere derdimi anlatamadım da bir o kıza anlattım ben. Tam istediğim gibi bir makyaj yaptı. Orda da göz kapağıma bunu kullandı. Ben de rengi görünce kaptım tabi.


It was a summer day of 2013 and the weather was frigging hot. I was rushing to the Mac because I had a wedding on that day. Thanks to mother nature, god or whatever , I had my makeup done by a wonderful mua. She used this shade on my eyelids and I fell in love with it. Is it necessary for me to say that I purchased it immediately?



HAKKINDA / ABOUT BLANC TYPE

Tozutmanın T'si yok. Deliler gibi pigmentli. Kalıcı. Yapısı sert gibi ama ne tuhaf şeysin sen Mac ya?
Sonracığıma, arada makyajımı düzeltmek için bile kullandığım oluyor. O gözkapağımdaki damarların hepsini kapatıyor.

Not chalky, highly pigmented and it stays with you all through the day.





KİMLER KULLANSIN? IS IT FOR YOU?

Beyaz tenli olup gözkapağı rengini eşitlemek isteyenler, doğal makyajdan hoşlananlar. Dita Von Teese tarzı makyajların fanları. Pin up'lar vs vs.

If you have pale skin and natural make up is your cup of tea go for it. Also the ones who are into Pin up style make up this is for you too!




Hoşçakalın! Cheerio!





23 Şubat 2015 Pazartesi

Mac Media : Cesaretin var mı aşka?

Merhaba! Başlıktan da anlaşılabileceği gibi Mac Media hakkında konuşacağım bu gönderide.


HİKAYEMİZ

Huylu huyundan vazgeçmez denilir, haklılardır ya da benim için hep öyle olmuştur. 19 yaşlarının gothic, bordo rujlu kızı bundan 8 sene sonra da bordo ruj sevdasından vazgeçmeyecektir.
Media  ile çok ilginç bir hikayemiz olmadı. Bloglarda, Pinterest'te bakıp iç geçiriyor, muadillerini araştırıyordum. Wet and Wild Cherry Bomb dediler, hayır değildi. Media'nın rengi daha tuhaftı işte. Sonra da gidip aldım. Bir renk nasıl asil olur işte o zaman kavradım.



YAPISI:

Ambalajının üzerinde yazıldığı üzere yapısı Satin. Rengi çok yoğun. Sürümü Matte rujlar kadar zor değil ama kesinlikle bir dudak kalemi ve ruj fırçası ile sürülmesi gerekiyor. Yoksa benim birazdan koyacağım resimdeki gibi rezil gözükebilirsiniz.
Bu rujun rengi haricinde diğer bir zor tarafı da tazelemesi. Çünkü siz üst üste sürdükçe ruj tabakalaşabiliyor. Bu yüzden tüm ruju sildikten sonra tazelemekte yarar var.


KİMLER SÜRSÜN?

Beyaz tenliler, siyah ya da kahverengi saçlılar, gothic makyajı sevenler, cesur renklere açık olanlar ve en önemlisi ruj sürmeyi bilenler. Ha ben biliyor muyum? Hayır. Rezil ettim mi? Ettim. Ama sonra kalemle düzelttim  bak valla.




19 Şubat 2015 Perşembe

Maybelline CS Glamorous Red: Kırmızılardan korkanın kırmızısı

Merhaba!

Kırmızılardan mı korkuyorsun cicim? Ama kırmızı da sürmek istiyorsun. Ya da gündüz kırmızı sürmek istiyorsun da kullanamam diyorsun. Ablanız sizi de düşündü. İşte karşınızda Maybelline Colour Sensational'dan Glamorous Red 553

HİKAYEMİZ

Şöyle üniversite yıllarında falanım. Makyajla ilgili tek yakınlığım ve hastalığım kırmızı rujlar ve pudralar. Hatta bazen siyaha yakın bordolar! Kuzenciğimin düğünü olacak ve ben biten ve annemin gıcık olduğu kırmızı rujumun yenisini almak için yine anneciğimle parfümerinin yolunu tutuyorum.
Maybelline standında baya baya bir didiştikten sonra "Ama bebişim gösterdiklerin çok cırt ama bak bu nasıl güzel, nasıl yaşına uygun." deyişlerine boyun eğiyor ve bu baby love'ı alıp çıkıyorum ordan. Bir iki sürdükten sonra gidip kendime yeniden daha cırtını alıyorum tabi ve bu köşede bekliyor. Bir gün tüm kırmızı rujlarım tükendiği sırada buna gözüm çarpıyor, kullanıyorum ve bırakamıyorum. Hatta bitirip yenisini bile alıyorum.


YAPISI

Bence mükemmel. Hatta mü-kem-mel. İlk sürüşte yoğun şekilde rengini veriyor, dudaktaki kusurları, çatlakları vs hiç bir şekilde belli etmiyor, kalıcı ve satin bir yapısı var.

Nasıl sürdüğünüze ve nasıl embesil bir poz verdiğinize göre değişiyor tabi.

KİMLER KULLANSIN
Ay ben kırmızı ruj süremem gündüzcüler.



DUPE/MUADİL OLAYLARI:

Mac Brick-o-la'ya feci bir benzerliği varmış. Hatta birebir aynı gibi bir şey. E tabi bende yok bu Brick-o-la, başka blogların yalancısıyım.

Esen kalın efendim. Benim puanım buna 10





Mac Face and Body : Sorunsuzların fondoteni

Merhaba amaçsızlar, kozmetik ucubeleri, sadece bilgi almak isteyenler vs.

Başlıkta da belirttiğim gibi bugün size Mac Face and Body'den bahsedeceğim.



HİKAYEMİZ

Günlerden bir gün ben Mac Hot Tahiti rujuna takmış, deli dürtmüş gibi soluğu Alsancak Mac mağazasında almıştım. Orada ruju alırken rimelimin haline acıyan bir Mac çalışanı tarafından rimelimi düzeltme teklifine karşı koyamadım ve kendimi makyaj masasında buldum. Öyle böyle derken bloglarda görüp de merakımdan öldüğüm bu baby love'ı deneme şansını elde ettim. Mac çalışanın büyülü elleri ve allık takviyesi ile kendime geldim. Keşke adamın ismine baksaydım. Gerçekten makyajdan anlayan birisiydi bu arada. Her neyse. Fondotenin yüzümde duruşunu beğendim fakat o zamanki bütçem sadece ruj ve rimele yettiğinden onu aklımın bir köşesine yazıp çıktım.

Sonra işte bir gün hunharca öğle yemeği yemeye çalışırken Bornova Mac mağazasından aranıp, yeni ürün etkinliğine davet edildim. Tabi ki atladım hatta dedim bir de yemek ayarlayayım sonrasında da makyajım boşuna gitmesin. Böyle de fırsatçı bir insanım. Neyse mağazaya gittim yeni koleksiyondan hiç bir şey almadan torbamda Face and Body ve Soft and Gentle ile çıktım. (Onun da yazısı sonra)


YAPISI:

                                     Oldukça akışkan ve hafif. Bknz:


KİMLER KULLANSIN?

Sivilce sorunu olmayan, hatta pek bir sorunu olmayan ciltler için ideal çünkü kapatıcılığı yok denecek kadar az. Benim cildim de renk eşitsizliği ve damarlar haricinde çok bir sorun olmadığı için ben rengimi eşitlemek için kullanıyorum.
Cildi çok genç olan ya da kırışıklıkları belirginleşmiş ciltler için ideal çünkü ağır bir fondoten olmadığından çizgilere dolmuyor, cildi kurutmuyor. Bu yüzden cildi kuru ve normal olanlar hatta karma olanlar için de ideal.

SOLUK BENİZ SORUNSALI


Mac bizim gibi soluk benizlilerin adeta Spider Man'idir. O yüzden burda cildime uygun renk bulduğumda şaşırmıyorum. Benim bu fondotendeki rengim C1. 



Bu kuru ellerimdeki muhteşem denemelerden sonra size iyi günler diliyor ve bir ruj inceleme yazısı yazmak üzere buralardan ayrılıyorum. 

xoxo



17 Şubat 2015 Salı

Mac Studio Fix NW10 : Ne yapsam, ne etsem?

Merhaba,

Rengine ölüp, bayılıp alıp, biraz fondotenden ve cildimden anlar olduktan sonra "Lan ben bunu neden aldım?" pişmanlığından yerlere yapıştığım Mac Studio Fix fondotenimi tanıtayım dedim.

Malumunuz ben soluk benizli ve bu durumu korumaya çalışan ve gurur duyan bir insanım. Hatta daha da beyazlaşmak mümkün olsaydı gider yaptırırdım. Her neyse işte ben yine tam da bu aynı kafadayken Mac Studio Fix NW10 'nin methini duyup koşa koşa gittim dükkana. Oradaki çalışanın mırın kırın etmesine ve "Sizin sorunlu bir cildiniz yok bu size göre değil bakın Face and Body var onu deneyelim." uyarılarına rağmen fondotenimi attım çantaya ve çıktım dışarı.


İlk aldığım aylarda gayet suratımda kalıp şeklinde bu fondotenle dolaştım. Fakat bir gariplik vardı. Cildim gerim gerim geriniyor alnımda pul pul bir görüntü adeta alarm veriyordu. İşte o zaman anladım bu fondoten bana uygun değildi. Fakat o kadar para verdiğime göre kullanmam lazımdı.

E ne var yani sokağa atacak değilim. Arkadaşlarımın da maşallah ciltleri güzel, hediye edeceğim kimse yok. En iyisi bir çözüm bulayım dedim. İşte bulduğum çözüm:


Önce Loreal'in Lumi Magique bazını yanaklarıma sürdüm ki Studio Fix'in o matlığını biraz da olsun inceltsin. Daha sonra The Balm'ın pek bereketli Balm Shelter renkli nemlendiricisinin Light ( ama pek de light olmayan ) rengini ve  malum fondoteni elde karıştıp yüzüme sürdüm.

                                        Soldaki Balm Shelter  Sağdaki Studio Fix NW10


Bu da karışımı



           
Öncesi                                     Sonrası                                                            



Ben çözümü böyle buldum. Sizin bir öneriniz var mı?


Kendi kendime notlar

Uzun bir zaman sonra yine ben. Çok istikrarlı bir insan olmadığım aşikar. Bir gün başka bir şey mi yapsam diye düşünürken bir anda blog için fotoğraf çekiyorum. Bir gün İtalyanca'ya mı devam etsem derken bir gün acaba bu bloğu geliştirip kitap, film, günlük hayat ve kozmetik diye parçalara mı ayırsam, bir gün İngilizce öğretimi için materyal mi hazırlasam? Aslında hepsini yapmak için bol bol vaktim varken neden yapmıyorum diye düşündüm. Her an boşluktan depresyona girip yemek yiyip gerizekalı dizileri izlemekten çok daha iyidir sanırım. En azından daha sonrası için kendime bir rehber olur. Sonra bir bakmışım hobim hayatımın amacı olmuş falan. Yine bir süre zırvaladıktan sonra asıl konulara geçeyim.

Her neyse


2 Şubat 2015 Pazartesi

Merhaba Soluk Benizli feat Fondotenler feat Mükemmeli buldum: Lancome Teint Miracle

Beyaz tenli insanların çektiği acıları bilirim.  Bir fondoten ya turuncu kalır yüzünde ya pembe ya da haddiyle koyu. Ben de bunun cefasını çekenlerdenim. Fondote maceram şöyle başladı:

Senin fondotene gereksinim yok cicim!

Bu lafı duyduğumda adeta köpürüyordum. Gel sen onu benim damar damar yüzüme sor be cicim. İstiyorum da istiyorum hırsıyla gittim kendime Cecile markasının mağaza sorumlusunun düşüncesiyle benim tenime oldukça uygun olan turuncu rengini alıp havuça döndükten sonra bu kozmetik ürünü konusunda uzun süre düşünmüşlüğüm oldu. Yok ki bana uygun bir fondoten derken caanım cicim Body Shop'un 01 rengindeki fondotenini alınca keyfim yerine gelmişti. Elimdeki son kalanıda bitirdiğim için elimde bir resmi yok fakat çok kapatıcılık beklemeyen ama cildi eşitlesin azıcık da nemlendirsin, güneş koruması da eksik kalmasın diyenlere uygun fiyatlı bir tercih olacaktır.

Deliler gibi Pixiwoo izledim! Düğün makyajımı kendim yaparım ki!

Düşünceleri sonucunda düğünden önce gaza gelip de Mac'e gidip Studio Fix Nw10 'ini edindim sonra. Yapısını çok ağır bulduğumu bir türlü kendime itiraf edemesem de rengini beğenip oldukça kendime uygun bulmuştum. Lakin bu cicim ürün cildimi kurutuyor ve kötü kokuyordu. Şu kış zamanı da kendisini bitirmek üzereyim.







Ve hayat bazen bir parfümle değişir, cilt falan güzelleşir.

Geçen sene Tekin Acar'ın bir ürün al yarısı sana hediye çeki olarak gelsin kampanyasıyla çok sevdiğim parfüm Chloé 'nin (o da başka bir hikaye) ikinci şişesini aldıktan sonra elimde kalan hediye çekiyle arkadaşımda çok güzel duran Clinique BB krem almayı düşünüp de renk skalası bana koyu geldikten sonra bu sefer cici bir satış sorumlusunun yardımıyla onunla tanıştım: Teint Miracle.


O nasıl bir renk ki bana uyuyor, suratıma taptaze bir ışıltı veriyor hem de ağır değil! Yerim ben onu deyip aldım. Bknz:


Şöyle de elimdeki Mac Studio Fix ile yapı farkları ve el üstünde denemeleri.


Üstteki Mac alttaki ise Teint Miracle. Bir hayli hayalet olan bilek içi bölgemde  TM biraz koyu, SF biraz pembe kalmış ama işin surat kısmı öyle değil.

Öncesi

Sonrası




P.S: Fok gibi olan bıyıkları hiç görmediniz. Tamam mı?

O gün bugündür kendisini gıdım gıdım kullanıyor ve kullandığım günlerde mulu oluyorum. Gıdım gıdım kullanıyorum çünkü bu deli gönül 138 lira vermek istemiyor fondotene.

Bundan sonrası da çağırıldığım Mac yeni koleksiyon tanıtımı etkinliğinde tanıdığım Mac'in meşhur Face and Body'si ile tanışıp  yeni koleksiyon ürünleri yerine onu almışlığım da var. Belki bir alternatif olur Teint Miracle'ıma dedim ama cık. Olmuyor olmuyor. Teint Miracle'm ondan bir tık daha iyi yani.



Demek istediğim o ki sevgili insanlık bir fondoten almak istiyorsanız, beyaz tenliyseniz o bu bebiş olsun. Ha ben o kadar para ödemek istemiyorum diyorsanız Body Shop fondotenlerinden 001 'de iş görür.


Bir sonraki yazıya kadar esenle kalın.

Bıdı bıdı.



29 Ocak 2015 Perşembe

Deneme.

Merhaba ben Melis.

Tüketim toplumunun iğrenç üyelerinden biriyim.

Her şey bundan tam 3 yıl önce sevmediğim bir işte 2 yıl geçirmemle başladı. Bu iki yıl içinde kendimi olan saygımı, güvenimi, neşemi kaybediyordum. Sanki yarısı kuruyup parça parça dökülen bir animasyon karesi gibi bir şeydim işte. Varlığına tutunduğum eşim ve dostlarım haricinde inanılmaz bir boşlukta sürükleniyordum. Mutlu olmak için spora yazılmayı denedim ve yine bıraktım. Telefon kabı yapayım yok keçelerle uğraşayım aman da yazmaya devam edeyim olmadı İtalyanca öğreneyim boşluğunda savrulurken yeni bir şey keşfettim: Alışveriş.

O zamana kadar elinde bir pudrası bir eyelinerı, rimeli, bittikçe aldığı kırmızı ruju ve çok kullanmadığı allığı olan, duş jeli bitince üzülen, çantaları çizmeleri, kıyafetlerinin çoğu annesinden aşırma olan ben adeta bir canavara dönüşüp deliler gibi alışveriş yapmaya başladım.

İçimdeki boşluk artık oldukça bakımlıydı, mis gibi kokuyordu. Ona öylesine alışmıştım ki bu sene gelen çok sevdiğim işimin güzeller güzeli varlığı onu doldursa da ben almaya devam ediyordum. Sonra baktım ki ruj sayım 70e varmış, dolaplarım her şeyin yedekleriyle dolmuş ; yeter dedim.

Gittim, alıp alıp kullanmadığım ne var ne yoksa arkadaşlarıma hediye ettim. Yıllar yılı dolabımda boş yer tutanları attım. Ha hepsi gitti mi ? Hayır.

Ama ben şuna karar verdim: 179389 tane kapatıcı alacağıma gidip iyisini alayım. 4898 tane fondotenden en iyisini seçeyim bitince alayım.

En iyisi derken?

En iyileri maalesef ki hep tonlarca para döktüğümüz şeyler olmuyor. Bknz: Mac Eyeliner'ım, nasıl nefret ettim.  Aralardan bulup, çıkarmak ve maalesef ki denemek gerekiyor. İşte ben de tam bu noktada araya giriyorum. Bu blogta en en en iyi bulduklarımı paylaşmak, en iyiye giden yolda neler denediklerimi adeta Bilbo Baggins gibi anlatmak istiyorum.

Bir de kıyafet alışverişi konusunda "Onu nerden aldın, bunu nerden aldın?" sorularını da burdan yanıtlarım

Grup tişörtleri koleksiyonumu gösteririm yok plak koleksiyonuma geçiş yaparım..

Bu aralar çok boşum. Tek nedeni bu.

Ha belki sıkılırım off derim belli olmaz.

Ben bir deneyeyim yine de.